Alejandro González Iñárritu’nun 2015 yılında hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini yaptığı The Revenant filmi oldukça ünlü bir kitaptan beyazperde salonlarına aktarılmıştır. Başrollerinde ise 2015 yılında izleyeceğimiz Çılgın Max Öfkeli Yollar filminde ki ünlü aktör Tom Hardy ile birlikte Leonardo DiCaprio’nun başrolleri paylaşması ve iki usta oyuncuya eşlik eden genç aktör Will Poulter’ın da yer almasıyla harika bir film ortaya çıkacağı daha ilk duyurulduğunda tahmin ediliyordu. 60 Milyon Dolarlık orta halli bütçesi ile Amerika’da çekimleri yapılan The Revenant filmi Tom Hardy ve DiCaprio sayesinde büyük bir merak konusu olmuştu… Ayrıca gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilme özelliğini de taşımaktadır…
Hayvanları kürkleri için avlayan bir kuruluşta çalışan Hugh işinde oldukça başarılı bir tuzakçıdır. Fakat son işinde bir boz ayı tarafından ağır şekilde yaralanır. Av ekibi onun yaralı olduğunu ve yardıma ihtiyacı olduğunu bildiği halde ölüme terk eder. Daha sonra Hugh beklenmedik bir şekilde iyileşir ve iyileştikten sonra öfkesini hem ekibinden hemde hayvan kürkü için hayvanları öldürenlerden çıkaracaktır…
Hayvanları kürkleri için avlayan bir kuruluşta çalışan Hugh işinde oldukça başarılı bir tuzakçıdır. Fakat son işinde bir boz ayı tarafından ağır şekilde yaralanır. Av ekibi onun yaralı olduğunu ve yardıma ihtiyacı olduğunu bildiği halde ölüme terk eder. Daha sonra Hugh beklenmedik bir şekilde iyileşir ve iyileştikten sonra öfkesini hem ekibinden hemde hayvan kürkü için hayvanları öldürenlerden çıkaracaktır…
Bizim film hakkında ki düşüncelerimiz;
Oscar'ı bir türlü alamadı bir de böyle birşey deneyelim mantığıyla Leonardo Di Caprio abimizi bu sefer de bir ayıya öğle yemeği yaptıkları bu yapım sonunda Di Caprio'ya oscar ödülünü getirmiştir. Süresi hayli uzun olan bu film türünün en iyi örneklerinden biridir fakat ağır ilerleyen bir film olması macera, aksiyon tarzı bir film bekleyen kitleyi biraz üzebilir çünkü filmimiz dram, yaşam mücadelesi ve intikam konuları ile ilerliyor. Di Caprio'ya ayrı bir parantez açmak gerekir ise bu rolü oynamamış, yaşamış. Bir sahnesinde bir hayvanın çiğ etini yemek zorunda kalması senaryo gereği CGI ile yapılacak iken gerçekten çiğ eti yemiş ve gerçekten kusmuş, bu da o sahnenin rol olmadığını, içtenliğini kanıtlıyor. Yani zaten ben bu Oscar ı sizden alacağım demiş filmi çekerken. Eski yıllar da avcılık ile geçinen bir grup insanın İngiltere-Kızıldereli savaşının geçtiği bir dönem de ne kadar tehlikeli olsa da avlanarak geçinmeye çalıştıklarını görüyoruz, ki bunun bedeli de ağır oluyor. Hugh rolündeki Di Caprio avlanma sırasında gruptan ayrı düşüp bir ayının öğle yemeği oluyor, sırtı ikiye ayrılan, sayısız kesik, kırık ve kan kaybı yaşayan Hugh'ın yorgan iğnesi ile sırtının dikildikten 3 gün sonra ayağa kalkması bize alternatif tıp ne kadar ilerlemiş dedirtiyor. Enfeksiyon falan da kapmıyor elbette. Neden? Çünkü Oscar alması gerek tabi bide filmin bir şekilde bitmesi gerek. Bu kadar gömdük biraz da iyi yönlerine bakalım tabiki, Tom Hardy kendinden o kadar nefret ettiriyor ki işte diyorsun bu adam oynamış, bir kötü karakterden nefret edebilmişseniz o karakteri canlandıran kişi rolünün hakkını vermiştir. Tom Hardy'de layığı ile kötülükleri bir bir sıralıyor. Umarım bu başarısını Venom filminde de görebiliriz ''Spider Man 3'' Venom faciasından sonra gerçekten ihtiyacımız var buna. Öte yandan diğer yan roller de çok sırıtmamış, iki usta aktör olduğundan olsa gerek onlara ayak uydurmak için çok çaba sarf edildiğini görüyorsunuz. Sonuç olarak Oscar ödülü almış bir film, Oscarlı filmler hep sıkıcı diyenler olabilir, evet bu da tarzınız değil ise sizi çok sıkacaktır ama aktörler için izlenebilecek gayet güzel bir film denilebilir. Biz izledik, fazla abartı gelmesine rağmen bir çok sahne de bu kadar da olmaması gerekirdi dememize rağmen sonunu güzel bağlamaları ve Di Caprio ile Tom Hardy bizi filmde tutmayı başardı. Bu filmden sonra Leonardo Di Caprio'yu uzun süredir bir proje de göremiyoruz. Sanırım o da çıtayı çok yükselttiğinin farkında ve ince eleyip sık dokuyor. Inception,Titanik gibi efsanelerin yanında fiyasko filmlerini de unutmamak gerek.
8.5/10

Yorumlar
Yorum Gönder