Bumblebee





Filmin Konusu : Fantastik,Bilim Kurgu,Aksiyon,Macera
Yönetmen : Travis Knight
Oyuncular : Hailee Steinfield , John Cena , Jorge Lendeborg Jr.
IMDB : 6.9




Filme Gitmeden Önce Düşüncelerimiz ;
   Transformers serisinin ilk iki filmini biz çok beğenmiştik, bunun içinde elbette Transformers çizgi filmlerinin rolünün büyük olduğu kesin denilebilir. Çizgi filmde gördüğümüz karakterlerin beyaz perdeye aktarılması bizi çok etkilemişti de diyebiliriz. Sonrasında ise konu sürekli kendini tekrar etmeye ve senaryo kurulmaktan çok sadece görsel şölen tadında geçen aksiyon filmine dönmesi bizi iyice sıktı. Klasik bir Transformers filminde yetişkin bir Optimus Prime öldürülür, sürgün edilir, sonrasında ise dirilir veya kurtulur ardından iyiler kazanır. Bunun pek çok sebebi olabilir lakin üzerinden 5 film geçtikten sonra bunu konuşmaya pek gerek duymuyoruz. Berbat son 2 filmden sonra Paramount Pictures de sıkılmış ve farketmiş olacak ki serinin en sempatik karakteri Bumblebee'ye bir Spin-Off filmi çekmeye karar verdiler. Fragmanlarından da gördüğümüz kadarıyla komik, neşeli aile filmi tadında bir film izleyeceğimizin sinyallerini verdiler. Biz de gayet umutlu ve karamsar olmadan bu filme gittik, en azından Transformers'da bize kendini en çok sevdiren karakterimize bir şans vermeyi istedik.




Film Hakkında Ki Düşüncelerimiz;
Filmimiz bize ilk defa Cybertron gezegenini ve burada Decepticon'lar ile Autobot'lar arasında ki savaşı, Cybertron gezegeninin düşüşünü gösteriyor. Konu son direnen olan Optimus Prime'ın o zamanlar ismi olmayan Askeri (Bumblebee) güvenli bir gezegene gönderip burada yeni bir otobot direnişi kurması için görevlendirmesi ile başlıyor. Her zaman olduğu gibi bu güvenli gezegen ise Afyonkarahisar dinlenme tesisi görevi yapan dünyamız. Dünyaya askeri bir tesisin üzerinde iniş yapan Bumblebee daha ilk dakikadan insanlara deşifre olup bizi güldürüyor. Bu filmde ilk kez Bumblebee isminin sonradan kendisine geldiğini, ses tellerini nasıl kaybettiğini, kendi kendine konuşmayı nasıl öğrendiğini de görüyoruz.
Filmin başrolü Charlie isminde 18 yaşına yeni basmış, ölen babasının yasını tutan, yeniden evlenen annesinden ve kocasından nefret eden, boş zamanların da yedek parça dükkanında takılan eline geçen her para ile otoparkında tuttuğu arabayı çalıştırmak için parçalar satın alan, çalışkan, asosyal bir kızımız. Her amerikan filmi ergen modellemesinde olduğu gibi 18 yaşına bastığı gün herkesin arabası var benim ki nerede diye triplere girip ağlamaktadır. Lakin bu filmde her filmde olduğu gibi babası veya annesi ucuz bir araba almamaktadır. Hatta hiç almamaktadır. Charlie bir gün yine yedek parça dükkanında takılırken hurda bir araba görür ve bunu çalıştırabilirse onun olacağını söyler. Dünyaya indiği sırada zarar gören ve kendisini etrafta bulduğu tek organizmaya nakil eden Bumblebee dostumuz bu arabaya yatay geçiş yapmış durumdadır.
Eve yeni arabasıyla döndüğünde tek amacı onu bir süre saklayıp tamir edip güzelleştirmek olan kızımız arabasının robota dönüştüğünü öğrenince bir şok bir heyecan ile kaçmaya çalışır. Bumblebee'nin telaşı, heyecanı, kendini korumak isteyişi bizi gerçekten etkiledi ve güzel anlatılan bir hikaye olduğunu düşünüyoruz. İkisi arasında zamanla güzel ve hoş bir uyum sağlanıyor ve biz Mark Wahlberg zamanının Transformers hikayesinden çok daha özgün ve içten bir hikaye görüyoruz bu ikisi arasında.



Bumblebee ne kadar kaçsa da Decepticon'lar onun izini bulmayı başarır ve her zaman ki gibi Dünya dinlenme tesisine onlar da gelir. Konusuna göre son direnen kişinin Bumblebee olduğunu, durdurulamazsa yeniden bir koloni kurup Cybertron'u yükselteceğini düşünmektedirler. Bu kez hikayede Megatron ve Optimus Prime'ı izlemiyoruz bu yüzden mutluyuz. Çünkü olur da başrol sebebi ile Bee Megatron'u mağlup etse büyük bir facia senaryo olabilirdi. Bu açıdan bakılır ise Decepticon'ların da kötü olma sebepleri bize senaryoda mantıklı geldi.
Bir de John Cena abimiz var tabiki biz film boyunca bir iki kişiye You Cant See Me hareketi çekmesini beklerdik fakat gelenden geçenden atar, trip, emir ve dayak yemekten başka bir şey yapmadı. TF film serilerinde askeriye tarafında elbet robotların dostu bir askerimiz olur. John Cena ise onlara güvenmiyor ve kontrol altında tutulmaları gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden de Bee ile sık sık karşı karşıya geliyorlar. Decepticon sistemleri dünya da yetersiz kalıyor ve Bumblebee'yi bulmak için insanlar ile teknolojilerini birleştirmeyi teklif ediyorlar. Cena abimiz buna karşı çıkan tek kişi olmasına karşın üst emirler ile uydu sistemleri decepticonlara bırakılıyor. Bu yüzden de olaylar gelişiyor ve olanlar oluyor. Senaryo kısmında eksikler hissediliyor, bazı kısımlarda zorlama duygusallaşma veya zorlama sinir gözükebiliyor. Charlie'nin ailesinin çoğu sahnesinin zorlama ve gereksiz olduğunda hem fikiriz. Final bölümü ise bize aceleye gelip çekilmiş gibi geldi. Güzel ilerleyen bir filme daha güzel bir son yapılabilirdi.
Film de fazla yan karakterimiz yok, Jorge Lendeborg Jr.' ın karakteri Charlie kızımıza aşık kendisini açamayan mütevazi bir kardeşimiz. Senaryoya etkisi çok olmasa da oyunculuğunu mükemmel seviyesinde diyemesek de beğendik. Bu arada Bumblebee'nin oynayan ve seslendiren aktörü Dylan O'Brien. O da çok iyi bir iş çıkarmış. Josh Brolin Thanos'u, Benedict Cumberbatch Smaug'u olmasa da sevimli bir iş olmuş. John Cena ise WWE Aktörü olmasından ötürü zaten iyi bir oyunculuk sergilemiş ve hikayenin akışına da doğrudan etki ediyor. Charlie'yi ise biz gayet sempatik bulduk ve devam filmi olacaksa eğer onu görmek bizi rahatsız etmez. Sonuç olarak biz Bumblebee filmini bazen sıkılsak da beğendik. İster ailenizle isterseniz tek başınıza isterseniz aksiyon olarak isterseniz de animasyon tarzında bir yapım gözü ile izleyebilirsiniz. Beklentinizi çok yükseğe çekmemek sizin için daha iyi olacaktır filmden daha çok etkileşim almanızı sağlayacaktır. Sarı dostumuza bu film hakkında bir şans verebilirsiniz, güzel vakit geçirmenizi sağlayacaktır.
Bizim film için puanımız : 7.0

Yorumlar