Film
Konusu : Komedi, Kült,
Aksiyon
Yönetmen
: Yılmaz
ERDOĞAN
Oyuncular
: Yılmaz
Erdoğan,
Kıvanç
Tatlıtuğ,
Bensu Soral, Ezgi Mola, Rıza
Kocaoğlu,
Güven
Kıraç,
Ersin Korkut, Ahmet Mümtaz
Taylan, Okan Çabalar
...
IMDB
: 7.5
Filme
Gitmeden Önce
Düşüncelerimiz
;
Herkese
selamlar, 2005 tarihinden sonra tam 14 yıl
sonra ikincisi çekilen
Türk
sinema tarihinde önemli
bir yer kaplayan Yılmaz
ERDOĞAN'ın
kült
eserlerinin başlarında
gelen Organize İşler
serisinin 2. filmi Sazan Sarmalı'nın
inceleme ve yorumlaması
ile karşınızdayız.
Biz bu filmin çıkacağını
duyduğumuzda
açıkcası
çok
mutlu olmuştuk.
İlk
filmde ki Cem Yılmaz'ın
efsane sahneleri, bağımsız
ve farklı
konusu sayesinde Organize İşler
unutulmaz filmer arasında
her zaman yer almıştır.
İlk
filmi çocuk
sayılabilecek
yaşta
olmamıza
rağmen
sinema perdesinde izleyen şanslı
çocuklardan
olduğumuz
söylenebilir.
Bu filme de çıktığı
ilk gün
sinemaya koştuğumuzu
itiraf edelim. Oyuncu kadrosunda eksilen Demet Akbağ,
Cem Yılmaz,
rahmetli ve büyük
sanatçı
Erdal Tosun, Tolga Çevik
gibi isimlerin bu eksikliğini
Ezgi Mola, Bensu Soral ve Kıvanç
Tatlıtuğ
gibi oyuncular ile kapatmayı
uygun görmüşler.
Fragmanlardan gördüğümüz
kadarı
ile Kıvanç
Tatlıtuğ
yine her projesinde olduğu
gibi farklı
bir projeye yelken açmış
ve gayet başarılı
görünüyordu.
Film ile ilgili tek kaygımız
bu kadar ara verdikten sonra yeniden aynı
etkiyi verebilir mi düşüncesi
oldu. İlk
filmi izlemeden sinemaya gelecek bir çok
kesim olacağını
da düşünürsek
haklı
bir kaygı
olduğunu
söyleyebiliriz.
Film
Hakkında
Ki Düşüncelerimiz
;
Öncelikle
şöyle
başlamak
istiyoruz ki Yılmaz
ERDOĞAN'a
yeniden bize bu büyük
yapımı
izleme şansı
sunduğu
için
çok
teşekkür
ederiz. Sinema salonundan çok
mutlu bir şekilde
ayrıldık.
İlk
filmde ki rengini, tonunu kaybetmeden üzerine
eklenilen çok
tadında
ve izledikten sonra kesinlikle vakit kaybı
demeyeceğiniz
iyi ki diyebileceğiniz
iki saat vaat ediyor. Filmin hoşumuza
giden yanlarından
en önde
gelenlerinden birisi ilk vizyon tarihinden sonra karakterlerin ve
hikayenin de eş
zamanlı
ilerlemesi olmuş.
Yani 14 yıl
önce
bıraktığımız
yerden değil,
hikayemizin 14 yıl
geçmiş
ve şuan
gerçekleşen
olaylarını
izliyoruz.
Dolandırıcıların
kralı
Asım
Noyan'ın
günlük
klasikleşen
dolandırıcılıkları
ile başlayan
hikayemizde malesef ekibimizin Süperman'i
bu filmde yok. Film hakkında
spoiler vermek istemiyoruz bu yüzden
bu yazımız
bizi fazlasıyla
zorlayacak gibi görünüyor.
Her sahnesinin dolu dolu ve birbirine bağlanan
bir filmde spoilersız
inceleme yapmak gerçekten
zor :) Asım
Noyan 14 yıl
içinde
eşini
kanserden kaybetmiştir,
kızı
ise yaptığı
işten
dolayı
onu terk etmiştir.
Her zamanki umursamaz tavırlarıyla
gezse de içten
içe
yaşadığı
özlemi
ve yalnızlığı
seyirciye çok
iyi aktarıyor.
Ayrıca
ilk filmde Cem Yılmaz
(Müslüm)'dan
yedikleri dayaktan sonra ekibimizi tek parça
görebilmek
de gayet güzeldi
:)
Gerçek
bir hikaye ve dolandırıcılık
yöntemi
olan ülkemizde
de bir ara çok
popüler
olan ''Sazan Sarmalı''
taktiğinin
işlendiği
filmimizde dolandırıcılar
kralı
Asım
Noyan'ın
kızı
Nazlı
evlenmek üzereyken
dolandırılır.
Nazlı
kendi yaşantısına
yön
vermiş,
babasını
kimseye anlatmayan, anlatsa da doktor sıfatı
altında
kısa
açıklamalar
yapan tek başına
ve temiz bir hayat sürmek
istemiş
bir kadındır.
Evleneceği
erkek Bahadır
da saf ve akılsız
bir öğretmendir.
Dolandırılan
kişi
de eşi
Bahadır'dır.
Nazlı
ise yıllar
sonra mecburen de olsa babasının
kapısını
çalacak
ve yardım
istemek zorunda kalacaktır.
Film
de birçok
konu farklı
farklı
yerlerden işlenerek
birbirine bağlanmaktadır.
Yani demek istediğimiz
filmin ana konusu Asım
Noyan'ın
kızının
dolandırılması
olsa da yan olarak bir çok
konu daha mevcuttur. Asım'ın
çetesinden
Ziya'nın
uzmanlığı
olan Sazan Sarmalı
taktiği
ile demirci bir aileyi dolandıran
çetemiz
başına
hiç
istemeyeceği
bir bela alacaktır.
Aynı
zamanda bu ailenin babası
Güven
Kıraç
ve oğlunu
canlandıran
Erdem Baş'ın
karakterlerini çok
komik bulduk. Sinema da kahkaha atılan
yerlerin bir çoğunda
bu ailemizin fertlerinin konuşmalarının
imzası
vardı
diyebiliriz.
Sanırım
artık
o belayı
söylememizin
sakıncası
yoktur. Kıvanç
Tatlıtuğ'un
yine oyunculuğu
ile çığır
açtığı,
yine aklımıza
kesinlikle Kuzey Tekinoğlu,
Behlül,
Sekiz, karakterleri gibi kült
olarak kalacak olan Sarı
Saruhan karakteri kuşlara
takla atma yarışı
yaptıran,
hamamböceklerini
yarıştıran,
amatör
liglere hakim yasadışı
bahis oynatan, tefecilik yapan, dolandırılan
kişilere
yardım
edip komisyon alan yüksek
dozda kro, görgüsüz
ama sevdiğine
sözlerinden
ödün
vermeyen bir bahis baronudur. Kıvanç
bu karakteri öyle
bir oynuyor ki filmi izlerken artık
bir Saruhan sahnesi daha gelsin diye bekliyorsunuz. Kendine has
gülüşü
ise kesinlikle bu karakterin en akılda
kalan hareketi olacaktır.
Saruhan öfke
problemleri olan, çok
ani duygu geçişleri
olan ve bunu harika yansıtan,
genelde sinirli, pek kibar olmayan bir karakterimiz ve Kıvanç
Tatlıtuğ
bunu da başarabilmiş
bize de alkışlamak
düşüyor.
Yılmaz
Erdoğan
ise ilk filmde ki kötü
karakter Cem Yılmaz'ın
çıtayı
ne kadar yükselttiğinin
farkında
olacak ki Kıvanç'a
böyle
harika bir karakter tasarlamış.
Kısacası
Sarı
Saruhan bizden tam puan aldı.
Senaryoya dahil olma nedeni ise yine çeteden
Ziya'nın
saruhana borçlu
olması,
dolandırılan
demirci ailesinin ise bir miktar para karşılığında
kendi parasını
kurtarmasını
Saruhan'dan istemesi. Filmde Saruhan karakteri Asım
Noyan'ın
bile bulaşmak
istemediği,
korktuğu
bir karakter olarak gösteriliyor.
Ana
karakterlerin yanında
yan karakterler Rıza
Kocaoğlu,
Ersin Korkut ve dahası
da kendilerine ayrılan
yerlerde yüksek
performanslı
oyunculuk örnekleri
sunuyorlar. Zaten Rıza
Kocaoğlu
dizilerde inanılmaz
işler
yaptıktan
sonra hele ki Aliço
gibi otistik bir karakteri bile 10 puan ile canlandırdıktan
sonra bu roller ona easy modda oyun oynamak gibi geliyordur. Yılmaz
Erdoğan
yakın
zamanda başlayacak
olan Çok
Güzel
Hareketler Bunlar 2. Kuşak'da
yer alacak bazı
oyunculara da yüzlerinin
tanınması
için
bu filmde yer vermiş
ve onlara etkili roller yazmış.
Malum efsaneleşen
ÇGHB
İlk
Kuşak'tan
sonra çıta
zirvede ve buna göre
hareket edilmezse ÇGHB
efsanesine bile zarar gelebilir. Bunun yönetimini
de iyi yaptığını
düşünüyoruz.
Filmin
en sevdiğimiz
yanı
ise Yılmaz
Erdoğan'ın
büyük
usta ve oyuncu ERDAL TOSUN'a yaptığı
gönderme
ve saygı
örneğiydi.
İlk
filmde tek bir repliği
ile yıllarca
akıllardan
çıkmayan
Üzeyir
Abi karakterini canlandıran
Erdal Tosun'un bu filmde unutulmaması
bizi çok
mutlu etti ve duygulandırdı.
Böyle
yoğun
bir komedi filminin en beğenilen
sahnesinin bir saygı
gösterme
ve anma sahnesi olması
Erdal Tosun'un türk
sinemasına
ne büyük
katkılar
yaptığının
en büyük
örneğidir.
Gerçek
anlamda bizi çok
etkiledi ve sanki Yılmaz
Erdoğan
da bütün
hüznünü
ve özlemini
tek bir sahnede ona anlatmış
gibiydi. Filmin sonunda Erdal Tosun anısına...
yazısı
ise bizi sanki onun için
bu eser tekrar kaleme alınmış
diye düşündürmeden
edemedi. Her ne olursa olsun Erdal Tosun çok
büyük
bir oyuncu, iyi bir insan, ekranların
güler
yüzüydü.
Rahmetle anıyoruz.
Tolga
Çevik
: - Üzeyir
abi sen neden hiç
konuşmuyorsun?
Erdal
Tosun : - Bir ara çok
konuştum
faydasını
görmedim,
bıraktım.
Bizim
filme puanımız:
8.0


Yorumlar
Yorum Gönder